Soru Ve Cevaplar
Anasayfa
Hizmetlerimiz
Hakkımızda
Mükellef Hakları
 
 FORM VE DİLEKÇELER
Sigortalı İşe Giriş Bildirgesi, Sigortalı Bildirim Belgesi, İsteğe Bağlı Sigorta Başvuru Belgesi, İşyeri Bildirgesi, FORM VE DİLEKÇELER BÖLÜMÜ İÇİN TIKLAYIN
 VERGİ TAKVİMİ
Vergi ile ilgili, takvim bilgilerine bu köşeden ulaşabilirsiniz. VERGİ TAKVİMİ BÖLÜMÜNE ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN
 

 
 FAYDALI LİNKLER
 
DİĞER SİTELER
www.alitezel.com
www.alomaliye.com
www.resulkurt.com
www.muhasebetr.com
www.maliforum.org

www.malatyahaber.com
www.malatyaguncel.com
www.malatyaaktuel.com
www.malatyahakimiyet.com
www.malatyatv.com
www.gunestv.com

Soru Ve Cevaplar

  

       İZİN SÜRELERİ

  4857 Sayılı Kanunun 53 maddesi gereğince;

a)-Bir yıldan 5 yıla kadar (5 yıl dahil)-çalışmış olanlara 14 gün,
b)-5 yıldan fazla 15 yıldan az çalışan işçilere 20 gün,
c)-15 yıl ve bundan fazla çalışan işçilere 26 gün ,
d)-18 yaşından küçük ve 50 yaşından büyük işçilere ise kanun koyucu 20 günden az olmamak kaydıyla yıllık izin verilir.

 http://turmob.org.tr/danistay_ara/   DANIŞTAY KARARLARI
       

http://ynb.datassist.com.tr/vergi_iadesi.jsp#bolge  ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ

      

     http://ynb.datassist.com.tr/tazminat1.jsp     KIDEM İHBAR TAZMİNATI

Sahte belgeye üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası 

 

Soru: Her ikisinin de düzenlenmesi ve kullanılmasına hapis cezası olduğuna göre, Sahte fatura ile, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı fatura arasında ne fark var?

Cevap: Sahte fatura gerçekte bir mal ve hizmet teslimi olmadığı halde düzenlenen faturadır. Örneğin, bir inşaatçının demir almadığı bir işletmeden aldığı 50 ton demir faturası sahte faturadır. Sahte fatura düzenlenmesi ve kullanılmasının üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası var. Gerçek bir mal ve hizmet teslimi olmakla birlikte, mahiyet ve miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde düzenlenen fatura, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı faturadır. Örneğin; aldığı 10 ton demire karşılık 100 ton demir faturası alan inşaatçının aldığı fatura muhteviyatı itibariyle yanıltıcı faturadır. Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlenmesi veya kullanılmasının onsekiz aydan üç yıla kadar hapis cezası vardır.

 

2010 da ödenecek emlak vergisi tutarları belli değil

Soru: 2010 yılı emlak vergisi artışları belli oldu mu? 2010 da ödenecek Emlak Vergisi artışı nasıl belirlendi?

 

Cevap: 2010 yılında ödenecek emlak vergisi artışı henüz belli olmadı. Emlak vergi değerleri 4 yılda bir yeniden belirleniyor. Emlak vergisi yeniden belirlenen vergi değerleri üstünden hesaplanıyor. Takip eden yıllarda da, belirlenen vergi değerleri, her yıl bir önceki yıl vergi değerlerinin, Vergi Usul Kanununa göre belirlenen yeniden değerleme oranının yarısı kadar artırılıyor ve emlak vergisi artırılan vergi değerleri üzerinden hesaplanıyor. 2010 yılı vergi değerlerinin yeniden belirleneceği yıl. Tüm arsa ve arazilerin asgari metrekare değerleri, belediye takdir komisyonlarınca yeniden belirlendi. 2010 yılına ilişkin bina normal inşaat metrekare maliyet bedelleri de yeniden belirlendi. Tüzük hükümlerine göre ,binaların vergi değerleri, yeni belirlenen arsa bedelleri ile, bina normal inşaat metrekare maliyet bedelleri dikkate alınarak yeniden belirlenecek. Belirlenen değerlere varsa asansör, klima ve kalorifer farkı ilave edilecek. Binanın yaşına göre amortisman(yıpranma payı) düşülerek binan emlak vergi değeri bulunacak. 2010 yılı bina vergisi bu değer üstünden, arsa ve arazi vergileri de takdir komisyonlarının belirlediği değerler dikkate alınarak hesaplanan vergi değerleri üstünden hesaplanacak. Sonuç olarak, 2010 da kimin ne kadar emlak vergisi ödeyeceği, bugün için belli değil. 2010 yılı için ödenecek emlak vergisi tutarları 1 Ocak 2010 da ilgili belediyelerden öğrenilecek.

 

İşverenin ödediği prim işçisine ödediği en yüksek ücretle ilişkilendirildi

Soru: Şuan Bağ-Kur’a tabi olarak ayda 520 TL prim ödemesi yapmaktayım. İnşaat işleri yapıyorum. Limitet şirketim var. Aldığım duyumlara göre yanımda çalıştırdığım işçiden az prim ödememek gerekiyormuş. Bu yasa çıktı ancak fazlaca da bir bilgimiz olmadı. Yanımda çalıştırdığım bir işçim 2.500,- TL (net olarak)alıyorsa ben kaç TL. prim ödemem gerekecek. İşçimin aldığı aylığın brütü üzerinden mi, yoksa aldığı net, 2.500,- TL üzerinden mi? prim ödemem gerektiği hakkında tarafıma bilgi vermeniz mümkün olursa inanın çok mutlu olacağım. Birde inşaat işi yaptırdığımdan dolayı prim oranı veya yüzdesi var deniyor.

Cevap: İşverenin ödeyeceği 4/b sigorta(eski adıyla Bağ-Kur) prim hesabına esas tutulan kazanç tutarı;  çalıştırdığı sigortalıların prime esas günlük kazancının en yükseğinin 30 katından az olamıyor. Aylık net 2.500 TL ücret ödediğiniz çalışanınızın aylık brüt ücreti yaklaşık 3.490 TL dir. Dolayısıyla aylık, en az bu kadar kazanç tutarı üstünden prim ödemeniz lazım.  Yüzde 20 yaşlılık, malullük ve ölüm sigortası, yüzde 12.5 genel sağlık sigortası primi ve işinizin tehlike sınıf ve derecesine göre de yüzde 1 ile yüzde 6.5 arasında değişen oranda iş kazası ve meslek hastalığı primi olmak üzere, toplam yüzde 33.5 ile yüzde 39 arasında değişen oranda prim ödemeniz gerekiyor. Örneğin, iş kazası ve meslek hastalığı prim oranınızın yüzde 3.5 olduğunu varsaydığımızda toplam prim oranınız yüzde 36 dır. 3.490 TL üstünden yüzde 36 oranında aylık ödeyeceğiniz prim tutarı 1.256.40 TL dir.

Ekrem Sarısu

Posta

KİMLER İŞSİZLİK MAAŞI ALABİLİR

Ödenekten yararlanabilmesi; işten çıkarılmanın, sağlık sebepleri, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri zorlayıcı sebeplere bağlı olmaması ve işten çıkarılma tarihinden önceki son üç yıl içinde (son 120 günü kesintisiz olmak üzere) en az 600 gün prim ödenmesi koşullarına bağlı.

İŞSİZLİK ÖDENEĞİ HANGİ TUTARDA VE NE KADAR SÜREYLE ALINABİLİR?

600 gün prim ödeyen kişi 180 gün, 900 gün prim ödeyen kişi 240 gün, son üç yılın tamamında kesintisiz prim ödeyen kişi ise 300 gün işsizlik ödeneği almaya hak kazanır. İşsizlik ödeneği tutarı, çalışanın son dört aylık prime esas kazançları üzerinden belirlenecek olan günlük ortalama brüt kazancının yüzde 40′ı olarak hesaplanır. Ödeneğin, 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücret brüt tutarının yüzde 80′ini aşması ise mümkün değil. Bu durumda, asgari ücretle çalışırken işsiz kalan kişi, 666 TL olan asgari ücretin yüzde 40′ı oranında yani 266.40 TL; 1.332 TL ya da daha fazla ücret ile çalışırken işsiz kalan kişi ise 666 TL olan asgari ücretin yüzde 80′i oranında yani 532.80 TL ödeneğe hak kazanır.

KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ NEDİR?

İşverenlerin, genel ekonomik kriz ya da zorlayıcı sebeplerle işyerlerindeki haftalık çalışma sürelerini geçici olarak önemli ölçüde azaltmak durumunda kalması veya mevcut faaliyetlerini tamamen veya kısmen geçici olarak durdurması söz konusu olursa; İşsizlik Sigortası Kanunu’na göre sigortalı sayılan çalışanlara (işverene değil) çalışmadıkları sürelere ilişkin olarak kısa çalışma ödeneği verilir.

KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ VERİLMESİNİN KOŞULLARI NELER?

Söz konusu ödeneğin verilmesi, kısmi çalışma durumunun genel ekonomik kriz ve bazı zorlayıcı sebeplerle (deprem, sel, yangın vb) ortaya çıkmış olması, bu sebeplerin İş-Kur ve bakanlık tarafından uygun bulunması ve ödenek alacak işçinin, kısa çalışmanın başladığı tarih itibariyle ilgili mevzuat çerçevesinde işsizlik ödeneğine hak kazanmış olması koşullarına bağlı. İş-Kur’un ön incelemesinde kabul gören başvurular, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı denetim elemanları tarafından uygunluk denetimine tabi tutulur ve işverenin zor durum iddiasıyla kısa çalışma veya faaliyetin geçici olarak durdurulması ihtiyacının doğruluğu belirlenir.

Kısa çalışma ödeneği hangi tutarda ve ne kadar süreyle alınabilir?

Kısa çalışma ödeneği tutarı işsizlik ödeneği tutarıyla aynı. Diğer bir değişle, kısmi istihdam kapsamında çalışanlar, mevcut ücret seviyelerine bağlı olarak, aylık 266.40 ile 532.80 TL arasında değişecek ücret tutarlarının, çalışılmayan sürelere denk gelen bölümünü alabilir. Kısa çalışma ödeneği süresi, üç ayı (2008 ve 2009 yıllarında yapılan kısa çalışma başvurularına münhasır olmak üzere 6 ayı) aşmamak koşuluyla, kısa çalışma süresi kadar.

ÜCRET GARANTİ FONU NEDİR VE NASIL FAYDALANILABİLİR?

İşveren, iflas ya da iflasın ertelenmesi, konkordato ilanı veya aciz vesikası alınması nedenlerine bağlı olarak ödeme güçlüğüne düşer ve çalışanlarının ücretlerini ödeyemezse, çalışanların iş ilişkisinden kaynaklanan ve ödenmeyen ücret alacaklarının üç aylık bölümü İşsizlik Sigortası Fonu kapsamında yer alan “Ücret Garanti Fonu”ndan karşılanır. Bu uygulamadan yararlanacak işçilerin, işverenin ödeme güçlüğüne düştüğü tarihten önceki bir yıllık süre içinde aynı işyerinde çalışmış olması koşulu aranır. Ücret Garanti Fonu’ndan yapılacak ödemelerde, temel ücret esas alınmasına karşılık, ödenebilecek ücret, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca belirlenen kazanç üst sınırını aşamaz

 

Yüksek emeklilik maaşının sırları

> E.B.
1959 doğumluyum, 1984 sigorta girişliyim. Ne zaman emekli olurum? Bir de “daha yüksek emekli maaşı” almak için kalan primlerimi nasıl ödeyeyim?

CEVAP: Sayın B.., İlk işe giriş tarihiniz 01.05.1984 olup, 4209 gününüz var. Emekli olabilmeniz için; 20 yıl, 40 yaş ve 5000 gün gerekiyor. 20 yılınız ve yaşınız dolmuş. 791 gün = 2 yıl 3 ay daha prim öderseniz “normal” emekli olabilirsiniz. Veya hiç prim ödemeseniz bile 56 yaşınızın dolduğu 31.03. 2015 tarihinde 3600 günle “yaştan” emekli olabilirsiniz.

MAAŞI 2 FAKTÖR ETKİLER
Emine Hanım, ikinci sorunuza gelince, okuyucularımızdan emeklilik maaşının oranıyla ilgili çok sık soru almaktayız. Ancak maaş için kesin bir rakam söylemek çok zor. Emekli maaşının yüksek olmasına tesir eden iki faktör var. Birincisi “gün sayısının fazla olması“, ikincisi “primlerin yüksek ödenmesi”. Şu anda prim ödeme tabanı 666 TL ve tavan 4.329 TL. Eskiden maaş hesaplanmasında son yıllarda, örneğin son 5 yıl yatırılan prim miktarının ortalaması baz alınırdı. Sonra bu 10 yıla çıkarıldı. Şimdi ise yeni kanuna göre, maaş hesaplanırken bütün primlerin ortalaması dikkate alınıyor. Hatta bunlara fazla ödenen primler bile dahil ediliyor. Dolayısıyla sadece son birkaç yılının primlerini yüksekten ödeseniz de yine eskilerin etkisi devam ediyor.

PRİM YILININ MAAŞA TESİRİ
Yeni düzenleme ile öngörülen aylık bağlama oranlarının tespitine ilişkin esaslar tahsis grupları itibariyle şöyledir:
Emeklilik maaşı bağlama oranı, sigortalının toplam prim ödeme gün sayısının;

>> Son 10 yılın her 360 günü için % 3.5
>> Daha önceki 15 yılın her 360 günü için % 2,
>> Bunlardan arta kalan her 360 gün için ise % 1.5

oranları toplamından oluşmaktadır.

Lütfü köksal

Türkiye/13.03.2009

Taşıt tanıma, müşteri tanıma vb. otomasyon sistemleri kullanılarak yapılan akaryakıt satışları taşıtın plaka numarasını ihtiva eden ve cihaz yazıcısından otomatik olarak çıkan ödeme kaydedici cihaz fişleri ile belgelendirilecektir. Söz konusu sistemler kullanılarak gerçekleştirilen ancak faturası bilahare düzenlenecek olan akaryakıt satışlarına ilişkin olarak düzenlenecek fişlerin üzerinde, diğer bilgilerin yanı sıra “TAŞIT VEYA MÜŞTERİ TANIMA SİSTEMİ FATURAYA DÖNÜŞTÜRÜLECEK”  ibaresi yer alacaktır.

 

Akaryakıt satışlarında düzenlenecek ödeme kaydedici cihaz fişleri
3100 sayılı KDV Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanunla ilgili olarak hazırlanan 68 seri nolu Genel Tebliği ile ; akaryakıt pompaları ödeme kaydedici cihazlara bağlanan istasyonlarda yapılan akaryakıt satışlarında düzenlenecek ödeme kaydedici cihaz fişleri ve bu fişlerin faturaya dönüştürülmesi ile ilgili işlemler, taşıt veya müşteri tanıma sistemleri kullanılarak veya özel anlaşmalara dayanılarak yapılan akaryakıt satışlarında belge düzeni, bedeli peşin ödenen akaryakıt satışlarında belge düzeni, tankerlerden yapılan akaryakıt satışları, test ve sevk amaçlı alımlar, yanlış plaka numarası girilmesi, Ödeme Kaydedici Cihazlardan “X”, “Z” ve “Mali Hafıza” raporlarının alınmasına ilişkin açıklamalarda bulunulmuştur

    KATMA DEĞER VERGİSİ MÜKELLEFLERİNİN ÖDEME KAYDEDİCİ CİHAZLARI KULLANMALARI MECBURİYETİ        
                                  HAKKINDA KANUNLA İLGİLİ GENEL TEBLİĞ (SERİ NO: 68)
 
Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında 3100 sayılı Kanuna[1] göre akaryakıt pompaları ödeme kaydedici cihazlara bağlanan istasyonlarda yapılan akaryakıt satışlarında düzenlenecek ödeme kaydedici cihaz fişleri ve bu fişlerin faturaya dönüştürülmesi ile ilgili işlemler bu Tebliğin konusunu oluşturmaktadır. Bu Tebliğdeki  “akaryakıt”  tabiri  “LPG” yi de kapsamaktadır.
 
1-       Akaryakıt Pompalarına Bağlı Ödeme Kaydedici Cihazlar Kullanılarak  Verilen Fişlerin Fatura Yerine Geçen Belge Olarak Kabul Edilmesi
 
Bilindiği üzere, 3100 sayılı Kanunla ilgili olarak yayımlanan 58 Seri No.lu Genel Tebliğin[2] 1/d bölümünde, mükelleflerin ticari, zirai ve mesleki faaliyetleriyle ilgili olarak satın aldıkları akaryakıt bedeli karşılığında düzenlenecek ödeme kaydedici cihaz fişlerinin gider belgesi olarak kabul edilmesinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun[3] Mükerrer 257 nci maddesi ile Bakanlığımıza tanınan yetkiye dayanılarak uygun görüldüğü açıklanmıştı.
 
Ancak, akaryakıt pompalarının ödeme kaydedici cihazlara bağlanması ile ilgili uygulamanın başlamasıyla birlikte Bakanlığımıza intikal eden olaylardan, pompalara bağlı ödeme kaydedici cihazlar kullanılmak suretiyle yapılan akaryakıt satışlarında ödeme kaydedici cihazlardan otomatik olarak çıkan fişlerin gider belgesi olarak kullanılmasında tereddüte düşüldüğü, söz konusu fişler alınmakla beraber satış tutarının fatura düzenleme haddini (2006 yılı için 520,00.-YTL) aşmamasına rağmen araç sahip veya sürücülerinin ödeme kaydedici cihaz fişi yerine fatura verilmesinde ısrar ettikleri, bu durumun istasyon işletmelerinde mükerrer belge düzenlenmesi nedeniyle muhasebe kayıtlarının yapılmasında ve iptal edilen belgelerin istendiğinde ibraz edilmek üzere muhafazasında ilave iş yükü getirdiği ve zaman kaybına neden olduğu anlaşılmıştır.
 
Bu hususlar dikkate alınarak, uygulama birliğini sağlamak amacıyla aşağıdaki açıklamaların yapılmasına gerek duyulmuştur.
 
Vergi Usul Kanununun Mükerrer 257 nci maddesinin 1 numaralı bendinde; “Mükellef ve meslek grupları itibariyle muhasebe usul ve esaslarını tespit etmeye, bu Kanuna göre tutulmakta olan defter ve belgeler ile bunlara ilaveten tutulmasını veya düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve belgelerin mahiyet, şekil ve ihtiva etmesi zorunlu bilgileri belirlemeye, bunlarda değişiklik yapmaya; ...”, 3 numaralı bendinde ise “Tutulması ve düzenlenmesi zorunlu defter, kayıt ve belgelerin mikro film, mikro fiş veya elektronik bilgi ve kayıt araçlarıyla yapılması veya bu kayıt ortamlarında saklanması hususunda izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, ...” Maliye Bakanlığının yetkili olduğu hükümleri bulunmaktadır.
 
Anılan hükümlerle Bakanlığımıza tanınan yetkiye dayanılarak, akaryakıt pompalarının bağlı olduğu ödeme kaydedici cihazlar kullanılmak suretiyle otomatik olarak düzenlenen fişlerin, fatura düzenleme tutarının (2006 yılı  için 520,00 YTL) altında veya üstünde olsa dahi “fatura yerine geçen belge” olarak kabul edilmesi ve bu şekilde belgelenen satışlar dolayısıyla nihai tüketiciler veya vergi mükelleflerince yapılan fatura düzenleme taleplerinin dikkate alınmaması uygun görülmüştür.
 
Buna göre, nihai tüketicilerin tüketim amacıyla, mükellef olanların ise ticari, zirai ve mesleki faaliyetleriyle ilgili olarak satın aldıkları akaryakıt karşılığında düzenlenecek


(üzerinde “TAŞIT VEYA MÜŞTERİ TANIMA SİSTEMİ FATURAYA DÖNÜŞTÜRÜLECEK” ibaresi bulunanlar hariç) söz konusu ödeme kaydedici cihaz fişleri, üzerinde yazılı tutar ne olursa olsun fatura yerine geçen belge olarak kabul edilecek, ayrıca faturaya dönüştürülmesi istenmeyecek ve yapılan incelemeler ve kontroller sırasında bu fişleri gider belgesi olarak kullananlardan fatura ibrazı talep edilmeyecektir.
 
2-       Taşıt veya Müşteri Tanıma Sistemleri Kullanılarak veya Özel Anlaşmalara Dayanılarak Yapılan Akaryakıt Satışlarında Belge Düzeni
 
Akaryakıt istasyon işletmeleri veya dağıtım şirketleri, bazı kamu kurumları veya özel firmalara, işleriyle ilgili taşıtları için taşıt tanıma, müşteri tanıma vb. sistemleri veya özel olarak geliştirilen kartları kullanarak ya da özel anlaşmalara dayanarak akaryakıt satabilmektedirler. Anılan işletmelerin bahse konu satışlarını aşağıdaki açıklamalar çerçevesinde belgelendirmeleri de mümkün bulunmaktadır.
 
Akaryakıt pompaları ödeme kaydedici cihazlara bağlanmış olan istasyonlardan;
 
a) Taşıt tanıma, müşteri tanıma vb. sistemler kullanılarak  (fiş üzerinde “TAŞIT VEYA MÜŞTERİ TANIMA SİSTEMİ FATURAYA DÖNÜŞTÜRÜLECEK” ibaresi bulunan),
 
b) Bazı kurumlar tarafından geliştirilen özel kartlar kullanılarak (akıllı kart vb.),
 
c) Taşıt tanıma, müşteri tanıma vb. sistemler olmaksızın müşteriler ile akaryakıt dağıtım şirketleri veya istasyon işletmecileri arasında yapılan özel anlaşmalara dayanılarak,
 
gerçekleştirilen (ve pompalara bağlı ödeme kaydedici cihazlardan otomatik olarak çıkan fişlerle belgelendirilen) ve faturası mal teslimini müteakiben belirli periyotlarla düzenlenen akaryakıt satışlarına münhasır olmak üzere, bu satışlara ilişkin faturanın (katma değer vergisi açısından vergilendirme dönemi aşılmamak şartıyla) onbeş gün içinde dağıtım şirketleri ve/veya  akaryakıt istasyon işletmelerince Vergi Usul Kanununa göre toplu olarak düzenlenmesi uygun bulunmuştur.
 
Bu şekilde akaryakıt satışı yapılan kişiler adına düzenlenecek faturanın her iki nüshasının ekinde; faturaya dönüştürülen fişlerin tarihi, numarası (“TAŞIT VEYA MÜŞTERİ TANIMA SİSTEMİ FATURAYA DÖNÜŞTÜRÜLECEK” ibaresi  olan fişlerin faturaya dönüştürülmesinde, fişlerin tarih ve numarasının belirtilmesine gerek yoktur),  taşıtın plaka no.su, akaryakıt cinsi, miktarı ve tutarı liste halinde belirtilecektir. Akaryakıt istasyonu işletmeleri veya dağıtım şirketleri bahse konu listeleri, faturanın düzenlendiği tarih itibariyle hazırlayacaklar ve kaşeleyip imzaladıktan sonra gerektiğinde ibraz edilmek üzere ilgili faturayla birlikte muhafaza edeceklerdir. İşletmeler, muhasebe kayıtlarında bu faturalarda yazılı miktar ve tutarları esas alacaklardır.
 
Yukarıda belirtildiği şekilde faturası sonradan düzenlenen (Taşıt tanıma, müşteri tanıma vb. sistemler kullanılmadan özel anlaşmalara dayanılarak yapılan) akaryakıt satışlarına ait ödeme kaydedici cihaz fişleri, akaryakıt istasyonu işletmelerince üzerine “İPTAL” şerhi düşülerek iptal edilmek suretiyle adına fatura düzenlenen kişi veya kuruluşlara verilecektir. Bahse konu fişler, adına fatura düzenlenen kişi veya kuruluşlarca ilgili faturaya eklenmek suretiyle saklanacaktır. Şu kadar ki dileyen istasyon işletmeleri, akaryakıtın teslimi anında cihazdan çıkan ödeme kaydedici cihaz fişlerinin asıllarını, adına fatura düzenlenen kişi veya kuruluşlara, faturanın düzenlenmesi aşamasında da verebilirler. Bu takdirde akaryakıt teslimi yapılan araçta, istasyon sahibi ile müşteri arasında (faturası sonradan düzenlenen akaryakıt satışına dair) yapılan anlaşma metninin bir örneğinin bulunması şarttır. Ödeme kaydedici cihaz fişlerinin üzerine veya arkasına, yapılacak ödemelere ilişkin olarak akaryakıt istasyonu işletmelerince (veresiye, kredi vb.) kaşe veya şerhlerin düşülmesi de mümkün bulunmaktadır.
 


Üzerinde “TAŞIT VEYA MÜŞTERİ TANIMA SİSTEMİ FATURAYA DÖNÜŞTÜRÜLECEK” ibaresi  olan fişlerin üzerine iptal şerhi düşülmesine ve bunların, adına fatura düzenlenen kişi veya kuruluşlarca ilgili faturaya eklenerek saklanmasına gerek bulunmamaktadır.
 
Adına fatura düzenlenen kişi ve kuruluşların söz konusu belgeleri gider belgesi olarak kullanabilmeleri için fatura üzerindeki tutar ile ekindeki iptal edilmiş ödeme kaydedici cihaz fişlerinin toplam tutarının birbirine eşit olması gerekmektedir. Ödeme kaydedici cihaz fişlerinin toplam tutarının faturada yazılı tutardan daha az olması halinde, adına fatura düzenlenen kişi veya kuruluşlar muhasebe kayıtlarında fişlerin toplam tutarını esas alacaklardır.
 
Akaryakıt istasyonlarından taşıt tanıma, müşteri tanıma vb. sistemler kullanılarak veya özel anlaşmalar çerçevesinde gerçekleştirilen, pompalara bağlı ödeme kaydedici cihazlardan otomatik olarak çıkan fişlerle belgelendirilen ve faturaları mal teslimini müteakiben belirli periyotlarla düzenlenen satışlarla ilgili  olarak sözleşme dolayısıyla tahsil edilmesi gereken “fiyat farkı” ile satış bedeli üzerinden yapılacak “iskontolar”, sözleşmenin tarih ve sayısı da belirtilmek suretiyle (iskonto, akaryakıt zammı vb. ibarelerle) fatura üzerinde gösterilecektir. Faturaya ekli ödeme kaydedici cihaz fişlerinin toplam tutarının (bir kısım fişlerin muhafaza edilememesi nedeniyle) fiyat farkı ve iskonto tutarlarının dahil edilmesinden önceki fatura tutarından az olması durumunda, müşterinin  muhasebe kayıtlarında, “mevcut ödeme kaydedici cihaz fişlerinin toplam tutarı/fiyat farkı ve iskonto tutarları dahil edilmeden önceki fatura tutarı” şeklinde bulunan oranın, fiyat farkı ve iskonto tutarları dahil edildikten sonraki fatura tutarı ile çarpılması suretiyle hesaplanan tutar dikkate alınacaktır.
 
3-       Bedeli Peşin Ödenen Akaryakıt Satışlarında Belge Düzeni
 
Bazı kamu kurumları ve firmalar taşıt tanıma, müşteri tanıma vb. sistemler kullanılarak veya özel anlaşmaya dayanarak daha sonra alacakları akaryakıtın bedelini peşin ödeyip faturasını düzenletmek şeklinde de anlaşma yapabilmektedirler.
 
Bedeli peşin ödenip faturası düzenlenmiş bulunan satışlarla ilgili olarak bilahare taşıtlara yapılacak akaryakıt teslimlerinde, pompalara bağlı ödeme kaydedici cihazlardan otomatik olarak çıkacak fişlerin daha önce düzenlenmiş bulunan faturalarla ilişkilendirilmesi gerekmektedir. Buna göre dağıtım şirketleri ve/veya akaryakıt istasyon işletmelerinin bedelini peşin tahsil ederek düzenlemiş oldukları faturalara eklenmek üzere, her ayın sonu itibariyle o ay içerisinde yapılan satışlara ilişkin olarak (Bu tebliğin (2) numaralı bölümünde belirtildiği şekilde) iki örnek liste hazırlayacaklardır. Söz konusu listeler işletmelerce, imzalanıp kaşelendikten sonra bir örneği daha önce düzenlenmiş bulunan faturanın işletmede kalan nüshasına eklenecek, diğer örneği de faturanın ilk nüshasına eklenmek üzere alıcıya verilecektir. Akaryakıt teslimi sırasında otomatik olarak çıkan fişler, bu tebliğin (2) numaralı bölümünde belirtildiği şekilde akaryakıt istasyonu işletmelerince iptal edilerek, adına fatura düzenlenen kişi veya kuruluşlarca saklanacaktır.
 
Dağıtım şirketleri ve/veya akaryakıt istasyon işletmeleri ile alıcılar arasındaki anlaşmanın, satılacak akaryakıtın miktarı itibariyle yapıldığı hallerde, önceden düzenlenen faturada yazılı tutar ile bu faturaya istinaden yapılan akaryakıt teslimlerine ilişkin ödeme kaydedici cihaz fişlerinde yazılı tutarların toplamı arasında (akaryakıtın teslim edildiği tarihlerdeki birim fiyatının farklı olması dolayısıyla) farklılık olması durumunda, muhasebe kayıtlarında fatura üzerinde yazılı tutar esas alınacaktır.
 
4-       Tankerlerden Yapılan Akaryakıt Satışları
 
İstasyon dışında müşterinin istediği mahalde teslim edilmek üzere tankerlerle taşınan veya taşıttırılan akaryakıt satışlarında aşağıda belirtildiği şekilde işlem yapılacaktır.
 


a) Pompadan akaryakıt alınabilmesi için taşıtın plaka numarasının veya alıcıya ilişkin bilgilerin ödeme kaydedici cihaza girilmesi zorunlu olduğundan, tankere dolum yapılırken satış yapılacak müşterilere ait plaka no (plakası yoksa “PLAKASIZ” ifadesi yazılacaktır) ve ad-soyad/unvan (unvan bilgilerinin kısaltılarak yazılması mümkündür) bilgileri girilecek ve satılan akaryakıtın cins miktar ve tutarlarını gösterecek şekilde her bir müşteri için ayrı ayrı ödeme kaydedici cihaz fişi düzenlenecektir.
 
b) Ödeme kaydedici cihaz fişlerinde görülen müşterilerin her biri için Vergi Usul Kanununa göre sevk irsaliyesi düzenlenecek ve araçta bir örneği bulundurulacaktır.
 
c) Düzenlenen ödeme kaydedici cihaz fişleri akaryakıtın teslimi anında müşteriye verilecektir.
 
d) Müşterinin ödeme kaydedici cihaz fişinde gösterilen miktardan daha az akaryakıt alması halinde alınmayan akaryakıtın karşılığı olarak;
 
- Müşterinin gelir, kurumlar veya katma değer vergisinden dolayı mükellefiyetinin bulunması halinde, müşteri tarafından akaryakıt istasyonu işletmecisi adına iade amacıyla fatura (serbest meslek erbabı ise serbest meslek makbuzu),
 
- Müşterinin, gelir, kurumlar veya katma değer vergisinden dolayı mükellefiyetinin bulunmaması halinde ise akaryakıt istasyonu işletmecisi tarafından Vergi Usul Kanununun 234 üncü maddesinde belirlenen asgari bilgileri ve müşterinin imzasını içerecek şekilde gider pusulası (gelir vergisi tevkifatı yapılmaksızın),
düzenlenecektir.
 
Bu şekilde düzenlenen fatura, serbest meslek makbuzu veya gider pusulalarının üzerinde, ilgili ödeme kaydedici cihaz fişinin tarih ve numarası ile iade edilen akaryakıta ilişkin katma değer vergisi (satış bedelinden ayrı olarak) gösterilecektir.
 
e) Müşteriler tarafından alınmayan ve yukarıda belirtildiği şekilde belgelenen akaryakıt, başkaca bir işleme gerek kalmaksızın akaryakıt istasyonundaki tanka boşaltılacaktır.
 
5-       Test ve Sevk Amaçlı Alımlar
 
Akaryakıt istasyonlarındaki pompalardan, taşıtlara yapılan satışların dışında test ve sevk amaçlı akaryakıt alımları da olabilmektedir. Pompalardan test amaçlı bir alım olduğu takdirde fişin plaka bilgisi bölümüne “TEST” ibaresi girilerek akaryakıt alımı gerçekleştirilecek ve testin tamamlanmasını müteakip alınan akaryakıt tanka boşaltılacaktır.
 
Aynı mükellefin diğer istasyonları veya depolarına sevk edilmek üzere pompalardan bir alım yapıldığı takdirde fişin plaka bilgisi bölümüne “SEVK” ibaresi ile birlikte taşımanın yapılacağı aracın plaka numarası ve taşınacak yerin adı girilecektir. Pompalardan gerçekleştirilecek sevk amaçlı alımlar, yalnızca birden fazla istasyona veya depoya sahip akaryakıt istasyonu işletmecilerinin bu depo veya istasyonları arasında gerçekleştirecekleri sevkiyatlara yönelik olarak yapılabilecek, bunun dışında pompalardan sevk amaçlı herhangi bir çıkış yapılamayacaktır. Sevk yapılacak yer için ayrıca Vergi Usul Kanununa göre sevk irsaliyesi düzenlenecektir.
 
6-       Yanlış Plaka Numarası Girilmesi
 
Ödeme kaydedici cihazların hafıza ünitelerinin silinemez ve değiştirilemez özellikte olması sebebiyle pompalara bağlı ödeme kaydedici cihazlar kullanılmak suretiyle düzenlenen fişler üzerinde yer alan yanlış plaka bilgilerinin cihaz üzerinden düzeltilmesi mümkün bulunmamaktadır.
 

Bu nedenle yanlış plaka bilgisi ihtiva eden ödeme kaydedici cihaz fişlerinin düzeltilmesi için, hatalı fiş iptal edilerek bunun yerine Vergi Usul Kanununa göre fatura düzenlenmesi gerekmektedir. Düzenlenecek faturanın üzerinde iptal edilen ödeme kaydedici cihaz fişinin tarih ve numarası da yer alacaktır. Hatalı fiş, istenildiğinde ibraz edilmek üzere akaryakıt istasyonu işletmecisi tarafından faturanın ikinci nüshasına eklenmek suretiyle saklanacak,  söz konusu hatalı işlemlerin sık olması veya tereddüt uyandırması halinde ilgili mükellef hesapları incelemeye alınacaktır. Şu kadar ki bahse konu düzeltme taleplerinin Vergi Usul Kanununun 219 uncu maddesinde hükme bağlanan kayıt nizamına ilişkin süreler içerisinde yapılması ve bu süreler içinde yapılmayan düzeltme taleplerinin dikkate alınmaması gerekmektedir.
Yanlış plaka numarası ihtiva eden ödeme kaydedici cihaz fişi düzenlediği ve bunları yukarıda belirtildiği şekilde düzeltmediği tespit edilen mükelleflere her bir tespit için ayrı ayrı olmak ve mükellef grupları dikkate alınmak suretiyle Vergi Usul Kanununun 352/II-7 maddesine göre ikinci derece usulsüzlük cezası kesilecektir.
 
7-       Ödeme Kaydedici Cihazlardan “X” , “Z”  ve “Mali Hafıza” Raporlarının Alınması
 
Ödeme Kaydedici cihazlardan teknik ve fonksiyonel özelliklerinin gereği olarak “X”, “Z” ve “Mali Hafıza” raporlarının alınması mümkün bulunmaktadır. Bu raporlardan “X” raporunda gün içi, “Z” raporunda gün sonu, “Mali Hafıza” raporunda ise geçmiş günlere dair (günlük, aylık, yıllık veya belirli tarih aralıkları itibariyle) bilgiler yer almaktadır.
 
Akaryakıt pompalarına bağlı ödeme kaydedici cihazlardan alınacak raporlar hakkında aşağıdaki açıklamaların yapılması uygun görülmüştür.
 
- “Z” raporları günlük kapanış raporu olup günlük hafızayı sıfırlamakta ve toplam bilgileri mali hafızaya atmaktadır. Her “Z” raporu mali hafızada yer işgal ettiğinden günde birkaç defa “Z” raporu alınması, mali hafızaların normalden çok önce dolması sonucunu doğurmakta ve işletmelere ilave bir maliyet getirmektedir.
 
Bu nedenle “Z” raporlarının, günde bir defa (çalışma saati sonu itibariyle) ve gece saat 24:00’e kadar alınması esas olmakla birlikte, bu raporların devamlı çalışan akaryakıt istasyonu işletmelerince tutarlılık ilkeleri çerçevesinde saat 24:00’den sonra (sabah saat 09:00’u geçirmemek şartıyla) alınması da mümkün bulunmaktadır. Bu şekilde saat 24:00 den sonra alınan “Z” raporlarında yer alan hasılat, bir önceki günün hasılatı olarak kayıtlara alınacaktır.
 
- Pompacıların vardiya değişimi, işletme içi kontroller veya benzeri sebeplerle gün içinde herhangi bir saatte rapor alınması gereken durumlarda “X” raporu alınacaktır. Bu raporlar bilgi amaçlı olup mali hafızada yer işgal etmediğinden gün içinde birden fazla alınmasında bir sakınca bulunmamaktadır. Ancak vardiya değişiminin ertesi güne taşması halinde arada “Z” raporu alınması gerekeceğinden  ilki gün sonunda “Z” raporu alınmadan hemen önce ikincisi vardiya değişimi anında olmak üzere iki adet “X” raporu alınması gerekmektedir.
 
 - Denetim amaçlı olarak geçmişe dair bilgi istenmesi halinde ise mali hafıza raporu alınacaktır.
 
Söz konusu raporların nasıl alınacağı cihazla birlikte işletmelere teslim edilen ödeme kaydedici cihaz kullanma kılavuzlarında yer almaktadır.
 
  

http://www.emekli.gov.tr/sgk/kanun5510index.html  5510 sayılı kanun

60 yaşını dolduran ve emekli olamayan kadın Bağ-Kurlu primlerini geri alabilir
---------------------------------------------------------------------------
SORU:1946 doğumluyum. Eşim sigortaya geçerken marketini bana devretti. 1991’de Bağ-Kur’a başlangıcım var. Fakat 1991-2000 yılları arasında hiç prim ödemesi yapmadım. Prim ödemesini 2001’den 2008’e kadar aralıksız ödedim. 1991-2000 yılları arasındaki boşluğu ödemek için mahkemeye dava açtık ama kaybettik. Ankara’dan da olumsuz cevap aldık. Benim sorum geriye dönük ödeme nasıl yapabiliriz? Böyle bir hakkım var mı? Yaşımdan ve hastalığımdan dolayı çalışarak günümü tamamlayamıyorum. 62 yaşındayım ödediğim parayı geri alabilir miyim veya nasıl emekli olabilirim?

Nezaket Kodalak-Samsun



CEVAP: 1991 de eşinizin işyerini devraldığınızda süresi için Bağ-Kura kayıt ve tescil yaptırmadığınız anlaşılıyor. Bağ-Kura süresi içinde kayıt ve tescilini yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülükleri 4 Ekim 2000 tarihinden itibaren başlatılmaktadır. Bu tarihten öncesi için sigortalı olmanız mümkün değil. Ancak, prim ödemeye 1991 den itibaren başladığınız belirtiyorsunuz. Muhtemelen prim ödemeye 4 Ekim 2000 den sonra başlamış olmalısınız. Maalesef geriye dönük prim ödeyerek gün kazanamazsınız. Bağ-Kurlu olmanızı gerektiren faaliyetinize son vermeniz halinde, prim ödemeniz emekli olmanıza yetmediğinden ve 60 yaşınızı doldurduğunuzdan, yazılı olarak talep etmeniz halinde ödediğiniz primleri “toptan ödeme” adı altında geri alabilirsiniz.



Eşiniz 3600 günle 58 yaşında emekli olabilir

SORU: Eşim 1971 doğumlu. Sigorta başlangıç tarihi 1 Ağustos 1989 olup, 412 gün prim ödemesi var. Prim ödemesini 3600 güne tamamlarsa yaş haddinden ne zaman emekli olabilir? Emekli aylığı fark eder mi?

Turan Bulut

CEVAP: Kısmi yaşlılık aylığı(yaş haddinden emeklilik) için aranan, 15 yıl sigortalılık süresi, 3600 gün prim ödeme ve 50 yaş şartlarını eşiniz gibi, 24 Mayıs 2011 tarihinden sonra yerine getirenler, 58 yaşını doldurduğu tarihte emekli olabiliyor. Eşiniz prim ödemesini 3600 güne tamamlaması şartıyla, 58 yaşını dolduracağı tarihte kısmi yaşlılık aylığı ile emekli olabilir. Yeni yasa yüksek emekli aylığı için, sistemde uzun süre kalmayı ve uzun süre yüksek kazanç tutarı üstünden prim ödemeyi teşvik ediyor. Bu açıdan kısmi yaşlılık aylığı normal aylığı göre doğal olarak daha az olur.



Bulgaristan borçlanması 8 Mayısta başladı

SORU: Biz 1989 yılında Bulgaristan’ dan zorunlu göçe tabi tutulan Türk soydaşlarız. Annem 2 Nisan 1958 doğumlu. İlk defa 2 Eylül 1991 tarihinde SSK lı olarak çalışmaya başladı ve bu güne kadar 3900 gün prim ödedi. Yeni yasaya göre, annemin Bulgaristan’daki çalışmalarından 54 ayını borçlanarak prim gün sayısını 5525 güne yükselterek emekli olmasını istemekteyiz. Yalnız borçlandığım 54 ay yurt dışı çalışmasının sigorta başlangıç tarihini geri çekecek mi? Şayet sigorta başlangıç tarihini de geri alacaksa sigorta başlangıç tarihi 4 yıl geriye gidip 1987 olacak ve kadınlar için aranan 20 yıl sigortalılık süresi de dolacaktır. Bu emekli olmasına yetecek midir? Yeni sosyal güvenlik yasasında biz göçmenleri ilgilendiren yurt dışı çalışmalarının borçlanılması ile ilgili olan maddeler ne zaman yürürlüğe girecek? Veya yürürlüğe girdi? Hiç bir kurumdan açıklayıcı bir bilgi alamıyoruz. Bu konuda biz ve bizim gibi bir çok göçmen vatandaşlara açıklayıcı bilgi vermenizi temenni etmekteyiz.

Samet CAN

CEVAP: Bulgaristan göçmeni soydaşların, Bulgaristan’daki çalışma sürelerini borçlanmalarına imkan sağlayan düzenleme, 8 Mayıs 2008 tarihinde yürürlüğe girdi. Annenizin 54 ay borçlanma yapmasına gerek yok. Anneniz yurtdışı çalışma süresinin 1325 gününü(3 yıl 8 ay 5 gününü) borçlanması halinde, sigorta başlangıç tarihi, 1325 gün geri gider ve emekli olmak için; 20 yıl sigortalılık süresi, 5225 gün prim ödeme ve 44 yaş şartlarına tabi olur. Borçlanma bedelini ödediği tarihte emekli olabilir.

SSK başlangıcınız 1989 a gitmez

SORU: 1989 yılında dükkanım vardı. 1990 yılında kapatıp tekrar açtım. 1995 yılına kadar çalıştırıp, 1995 yılında bir işletmede sigortalı olarak çalışmaya başladım. 2002 yılına kadar SSK'lı olarak çalıştım. 2002'de işten ayrıldım. 2006 yılında tekrar SSK'lı olarak çalışmaya başladım. Arada biraz boşluk oldu. Öğrenmek istediğim Bağ-Kura hiç kayıt olmadım. Dükkan açmış olduğum dönem SSK'lı olarak geriye gider mi?

Serdar Aktaş



CEVAP: Bağ-Kura süresi içinde kayıt ve tescilini yaptırmayanların, sigorta hak ve yükümlülükleri 4 Ekim 2000 tarihinden itibaren başlatılmaktadır. Bu tarihten önceki 1989-1995 arasındaki faaliyetlerinizden dolayı, Bağ-Kurlu olmanız mümkün değil. Bağ-Kurlu olamayacağınız içinde SSK başlangıç tarihiniz 1989’ a gitmez.


Borçlanma emekli eder bedeli artacak acele edin

SORU: 25 Şubat 1966 doğumlu ve 1 Mayıs 1991 tarihinde sigorta başlangıcı olan bir bayan, ne kadar yıl borçlanırsa emekliliği hak eder?(Yurtdışında 6 yıl çalışması var) Temmuzdan sonra borçlanma bedelinde ne kadar artış olacak?

Enver Balıkçı

CEVAP; 1 Mayıs 1991 tarihli sigorta başlangıcı olan bir bayan sigortalı emekli olmak için; 20 yıl sigortalılık süresi, 5450 gün prim ödeme ve 47 yaş artlarına tabi bulunuyor. 5450 gün prim ödemek şartıyla, 47 yaşını dolduracağı 25 Şubat 2013 tarihinde emekli olabilir. Ancak; Yurtdışı çalışma süresinin 5 yılını borçlanması halinde, başlangıç tarihi 5 yıl geri giderek emekli olmak için; 20 yıl sigortalık süresi, 5000 gün prim ödeme ve 42 yaş şartlarına tabi olmasını sağlar. Bugün için bir günlük borçlanma bedeli 6.4 YTL dir. Asgari ücret artışı nedeniyle 1 Temmuzdan itibaren, bir günlük borçlanma bedeli 6.8 YTL ye yükselecek. Ancak Bakanlar Kurulunun, prim hesabına esas asgari kazanç tutarını yüzde 100 artırması bekleniyor. Şayet böyle bir artış yapılırsa yurtdışı borçlanma bedelleri de aynı oranda artar.

1 Ekime kadar ara vermeden prim öderseniz Bağ-Kura tabi olmazsınız

SORU: 1950 doğumluyum. Yani 58 yaşındayım. İlk defa 1989 da sigortalı olarak çalışmaya başladım. 2300 gün ödenmiş primim var. İsteğe Bağlı sigortaya daha ne kadar prim ödersem, emekli olabilirim?
Penbe Almalı
CEVAP: En erken kısmi yaşlılık aylığı ile emekli olabilirsiniz. Kısmi yaşlılık aylığı ile emekli olmak için; 15 yıl sigortalılık süresi, 3600 gün prim ödeme ve 58 yaş şartlarına tabisiniz. 1300 gün daha prim ödeyerek 2300 gün olan prim ödeme sürenizi 3600 güne tamamlayacağınız tarihte emekli olabilirsiniz. Ancak; yeni yasanın 1 Ekimde yürürlüğe girmesiyle birlikte isteğe bağlı sigorta, Bağ-Kurda devam edecek. 1 Ekimden sonra isteğe bağlı sigortaya 1259 günden fazla prim ödemeniz halinde, Bağ-Kur sigortasından emekli olmak zorunda kalırsınız. Bağ-Kurda emeklilik için en az 15 tam yıl(5400 gün) prim ödemesi arar. Bu riskten kurtulmak için, 1 Ekime kadar ara vermeden isteğe bağlı sigortaya prim öderseniz, SSK daki 2300 gün olan prim ödemeniz 2420 güne yükselir. 1 Ekimden sonra Bağ-Kur kapsamında ödeyeceğiniz 1180 gün isteğe bağlı prim ödediğinizde, Bağ-Kura 1259 günden az prim ödemiş olacağınızdan, SSK dan emekli olabilirsiniz. Sonuç olarak ara vermeden isteğe bağlı sigortaya prim ödemeye devam etmeniz halinde 11 Ocak 2012 de SSK dan emekli olabilirsiniz(1 Ekime kadar ara vermeden isteğe bağlıya prim ödemeniz, Bağ-Kura tabi olmamanız için çok önemli. Aman dikkat).
3600 gün prim öderseniz 58 yaşında emekli olabilirsiniz.

SORU: 1964 doğumlu bir bayan olarak, 1990 - 1994 yılları arasında toplam 400 gün sigorta prim ödemem mevcuttur. 2007 yılı Mayıs ayından bugüne kadar (15 Mayıs 2008) isteğe bağlı olarak Bağ-Kur primi ödemekteyim. 1994 - 2007 yılı Mayıs ayı arasındaki geçen zamanı borçlanabilir miyim? Tahmini olarak ne kadar bir meblağ tutar? Emekli olabilmem için yapmam gereken işlemler ile birlikte ne gibi bir yol izlersem, lehime bir sonuç ortaya çıkar?
Alime TEKİN / Isparta
CEVAP: Maalesef mevzuatımız, geçmişteki primi ödenmemiş günleri borçlanarak kazanmaya izin vermiyor. 1994-2007 arasındaki günleri borçlanarak kazanmanız mümkün değil. SSK ve Bağ-Kur prim borçlarına ödeme kolaylığı getiren yeni yasanın, emekli olacaklara borçlanma kolaylığı getirdiği gibi yanlış bir anlaşılma var. Yeni yasada emekli olacaklara borçlanma veya emekli olmaya herhangi bir kolaylık getirmiyor. Emekli olabilmeniz için en az 3600 gün prim ödemeniz şart. SSK ya 2840 gün daha prim ödeyerek 760 gün olan prim ödemenizi 3600 güne tamamlamanız şartıyla 58 yaşınızı dolduracağınız tarihte kısmi yaşlılık aylığı ile SSK dan bağ-Kura isteğe bağlı sigortaya devam ederseniz en az 5400 gün prim ödemeniz gerekir. SSK daha avantajlı.
Temmuz 2008 sonunda emekli olabilirsiniz

SORU: 1 Ocak 1966 doğumluyum. 1 Ocak 1982 tarihinden itibaren sigortalı olarak çalışmaya başladığım işyerinden 2 Şubat 1991 de işten ayrıldım. Sonra 2000’de başka bir işe girdim ve hala çalışıyorum. İnternetten 6 Temmuz 2008 de emekli olabileceğimi öğrendim. Fakat Unkapanı’nda emekli olmam için yaşımın 44, prim gün sayım 5400 olması gerektiğini belirtiyor. Bu nasıl oluyor? Aydınlatırsanız sevinirim. Bu durumda nasıl ve ne zaman emekli olabilirim? Yaşım şuan 42, bugüne kadar ödediğim toplam primim 4952 gündür.

Muazzez Günel Tokur-İstanbul

CEVAP: 23 Mayıs 2002 tarihi itibariyle sizin gibi 18 yıldan fazla süredir sigortalı olanlar emekli olmak için; 20 yıl sigortalılık süresi, 5000 gün prim ödeme ve 40 yaş şartlarına tabi bulunuyor. Süre ve yaş şartlarını yerine getirmiş olduğunuzdan, 48 gün daha prim ödeyerek, prim ödemenizi 5000 güne tamamlayacağınız tarihte emekli olabilirsiniz. Yani, Temmuz 2008 ayı sonunda emekli olursunuz.
Anneniz borçlanırsa 7 yıl erken emekli olur

SORU: Annem 1964 doğumlu. Sigorta başlangıç tarihi 1998 ve şimdiye kadar 2420 prim günü var. 1992'de Bulgaristan'dan Türkiye'ye göç etmiş. Bulgaristan'da 7 sene sigortası var. Kaç yaşında ve kaç prim gününden emekli olacak?

Hakan Taşköprü
CEVAP: Annenizin sigorta başlangıcını tarih yerine yıl olarak vermişsiniz. Sorunuza, annenizin 23 Mayıs 1998 den sonraki bir tarihte sigortalı olduğu varsayımına göre cevap vereceğiz. Anneniz emekli olmak için; 20 yıl sigortalılık süresi, 5975 gün prim ödeme ve 55 yaş şartlarına tabi. 3555 gün daha prim ödeyerek, 2420 gün olan prim ödemesini 5975 güne çıkartması şartıyla, 55 yaşını dolduracağı tarihte emekli olabilir. Ancak, anneniz gibi göçmen soydaşlara, yeni sosyal güvenlik yasası ile, 8 Mayıs 2008 tarihinden itibaren Bulgaristan’daki çalışma sürelerini borçlanma imkanı getirildi. Anneniz, Bulgaristan’daki 7 yıllık çalışma süresini borçlanırsa, sigorta başlangıç tarihi 7 yıl geri gider ve emekli olmak için, 20 yıl sigortalılık süresi, 5525 gün prim ödeme ve 48 yaş şartlarına tabi olur. 285 gün daha prim ödeyerek borçlanma dahil 4940 gün olan prim ödemesini 5525 güne tamamlaması şartıyla, 48 yaşını dolduracağı tarihte emekli olur.

EKREM SARISU


3600 gün prim ile kimler emekli olabilir?

 


 SSK’dan emekli olmanın en alt prim ödeme sınırı olan 3600 gün ile ilgili çok sık soru alıyoruz. Bu konudaki mevzuatı aynen bilgilerinize sunuyorum...
4759 sayılı Kanun ve 12-117 Ek Genelgeye göre SSK’da “yaştan” emeklilik aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir;
- 23/05/2002 tarihinde 15 yıldan beri sigortalı olup, kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını dolduran ve sigortalılık süresince en az 3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunan sigortalılar yaşlılık aylığına hak kazanacaklardır.
- 23/05/2002 tarihine kadar bu şartları yerine getiremeyenler kademeli yaşa giriyorlar;
24/05/2002 - 23/05/2005 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 52, erkek ise 56 yaşını doldurmuş olmaları,
24/05/2005 - 23/05/2008 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 54, erkek ise 57 yaşını doldurmuş olmaları,
24/05/2008 - 23/05/2011 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 56, erkek ise 58 yaşını doldurmuş olmaları,
24/05/2011 tarihinden sonra yerine getiren kadınlar 58,
24/05/2011 - 23/05/2014 tarihleri arasında yerine getiren erkekler 59 yaşını doldurmuş olmaları,
24/05/2014 tarihinden sonra yerine getiren erkekler 60 yaşını doldurmuş olmaları, halinde yaşlılık aylığından yararlanabileceklerdir.
Bu maddeye göre sigortalının yaşlılık aylığına hak kazanacağı kademeli yaş haddi; bu şartlardan (50/55 yaş + 15 yıl + 3600 gün) hangisi en son sağlanmış ise bunun sağlandığı tarihe göre belirlenecektir.
3600 prim ödeme gün sayısının tamamlandığı tarihin tespitinde sigortalıların bu günü, isteğe bağlı ve topluluk sigortasına, askerlik ve hizmet borçlanmalarına veya yapılan hizmet ihyalarına ilişkin prim ödeme gün sayıları ile tamamlamaları durumunda, primin veya ihya/borçlanma bedelinin son ödeme tarihi 3600 günün tamamlandığı tarih olacaktır.


ÖRNEK:
- İlk işe giriş tarihi: 13/08/1988
- Doğum tarihi: 15/06/1955
- 3600 günün tamamlandığı tarih: 01/02/1999
- Cinsiyeti: Kadın
Bu sigortalı 15 yıllık sigortalılık süresini 13/08/2003 tarihinde, 50 yaşını ise 15/06/2005 tarihinde tamamlayacaktır. 3600 gün prim ödeme şartı ise daha önce, 01/02/1999 tarihinde yerine gelmiştir. Dolayısıyla şartlarının tamamının sağlanacağı 15/06/2005 tarihi Kanunda öngörülen 24/05/2005-23/05/2008 zaman aralığında olduğundan, bu zaman aralığına karşılık gelen 54 yaşını tamamladıktan sonra tahsis talebinde bulunması halinde aylık bağlanacaktır.


1Şerif Akçan

Türkiye/26.01.2009

Doğum borçlanması nasıl yapılacak?
 

Kanunlar gereği verilen ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri ile 4-1/a'lı (SSK'lı) sigortalı kadının ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihten sonra iki defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden itibaren geçen iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla;

. Hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmaması,

. Çocuğunun yaşaması şartıyla talepte bulunulan süreler borçlanma kapsamına alınmıştır.

4-1/a (SSK) bendi kapsamında olup hizmet akdine tabi çalışmakta iken doğum nedeniyle işinden ayrılan kadın sigortalılara doğumdan sonra geçen iki yıllık süreyi borçlanma imkanı sağlandığından isteğe bağlı sigortalı iken doğum yapan kadın sigortalılar söz konusu süreyi borçlanamayacaklardır.

Ücretsiz doğum izni ya da analık izni süreleri ile 5510 sayılı 4-1/a bendi kapsamındaki (SSK) sigortalı kadının doğum tarihinden sonraki iki yıllık süresi tabi olduğu işyerince onaylanan ve örneği kurumca hazırlanan hizmet borçlanması başvuru belgelerine göre kuruma yapılacak. Borcun tamamının ya da bir kısmının bir ay içinde ödenmesi halinde, ödenen miktara karşılık gelen süre sigortalılık süresi olarak değerlendirilecek. Borçlanılan süreler, uzun vadeli sigorta ve genel sağlık sigortası bakımından 4-1/a bendi kapsamındaki (SSK) sigortalılık süresi olarak değerlendirilecek.

4-1/a (SSK) bendine tabi kadın sigortalılardan ücretsiz doğum izin süreleri ya da analık izin süreleri ile doğumdan sonra geçen iki yıllık sürelerini borçlanmak isteyenlerin borçlandırılacak süreleri, sigortalının işten ayrıldığı tarih, sigortalının doğum yaptığı tarih ve kadın sigortalı adına doğumdan sonra prim ödenip ödenmediği hususları göz önünde bulundurularak kurumca belirlenecek. Bu süreler için ayrıca belge istenmeyecektir. Bunların borçlanma talep dilekçesiyle başvurmaları yeterli olacaktır.

4-1/a sigortalılarının kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları (01.01.2009-30.06.2009 döneminde 666,00.- TL ile 4.329,00.- TL) arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın yüzde 32'si üzerinden borçlanma yapılabilecek. Örneğin, asgari ücretten borçlanma yapıldığında bir aylık doğum borçlanması için ödenecek tutar 213,12.- TL olacak. Sigortalılık borçlanması ile aylık bağlanmasına hak kazanılması durumunda, ilgililere borcun ödendiği tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanacak.

Birinci doğumun gerçekleştiği tarihten itibaren iki yıllık süre geçtikten sonra ve sigortalı olarak tekrar çalışmaya başlamadan ikinci doğumunu yapan kadın sigortalı birinci doğum nedeniyle çalışmadan geçirdiği iki yıllık süreyi borçlanabilecek, ancak ikinci doğum için iki yıllık süreyi borçlanamayacaktır. Kadın sigortalı, doğumdan sonra iki yıldan daha az bir süreyi çalışmadan geçirmiş ise bu süreleri de borçlanabilecektir.

4-1/a (SSK) sigortalılarının, ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihten sonra iki defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden itibaren geçen iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmaması ve çocuğunun yaşaması şartıyla talepte bulunulan süreler borçlanılabilecek. Borçlanma yapılabilmesi için, sigortalı kadının doğum tarihinden sonraki iki yıllık sürenin tabi olduğu işyerince onaylanan hizmet borçlanma başvuru belgesi ile yapılacak.

1 Ekim 2008 günü ve sonrasındaki ölümlerde yurtdışı borçlanma süreleri ile askerlik borçlanmaları gibi borçlanmalar 900 günün hesabında dikkate alınmayacak.

Sigortalı kadının doğumdan önce çalışmaya başlayarak sigortalılık şartını yerine getirmesi,

- Doğumun çalıştığı işinden ayrıldıktan sonra 300 gün içinde gerçekleşmesi,

- Doğumdan sonra adına prim ödenmemesi ve borçlanacağı sürede çocuğunun yaşaması, Gerekmektedir.

Kamuoyunda en çok tartışılan konu olan, 01.10.2008 öncesi doğumların borçlandırılıp borçlandırılmayacağına ilişkin olarak 2008/111 sayılı genelge ile çözüm getirilmiştir. Buna göre, 01.10.2008 öncesi doğumlar için de diğer koşulların varlığı halinde borçlanma yapılacaktır.

Borçlanma sürelerinin tespitinde kurum gerektiğinde usulüne göre düzenlenmiş ayrı bir belgenin de ibrazını isteyebilecek.

==============================================

 

Bu Ay Mükelleflerinizi Bilgilendirmeyi Unutmayınız. İşte Değişiklik Listesi

Kasım 2008 tarihinden itibaren vergi ve sigorta konularında birtakım değişiklikler uygulamaya girmiştir. Yazımızda yer alan dökümanların çıktısını alarak mükelleflerinize bilgilendirme amacı ile sunabilirsiniz. Önemli değişiklikleri kısaca değinilerek siz değerli meslek mensubu arkadaşlarımıza sunmaya çalıştık

01/10/2008 Tarihinden İtibaren Vergi ve sigorta kanunlarında yer alan değişiklikler (Bilgilendirme)

Sayın : ………………………….

Kira ödemeleri ile ilgili değişiklikler

İşyeri Kira Ödemelerini Banka veya PTT Aracılığı İle Yapmanız Gerekmektedir.
Kira Ödemeleri Banka veya PTT Aracılığı İle Yapılacak
 

Kira ödeme bilgileriniz.
Kiralayan Kira Tutarı(net) Kira Bitiş Tarihi
…………………….. …………… ………………..

Sosyal Güvenlik kurumu İle İlgili Değişiklikler

Bağ-Kur ile ilgili değişiklikler :

Bağ-Kur Basamak Listesi Değişti
Bağ-Kur Basamak Listesi 01/10/2008 tarihinden itibaren kaldırılmıştır. Bağ-Kur prim ödemelerinde yüksek veya düşük prim ödemek isteyen sigortalılar SGK’nca 2008 yılı için belirlenen taban (638,70) veya tavan (4.151.55) kazanç tutarları üzerinden veya taban tutar ile tavan tutar arasında beyan edecekleri bir gelir tutarı üzerinden ödenebilmektedir.

Ödeme tutarı belirteceğiniz aylık gelir tutarınızın %32 si dir. Örneğin; taban tutar üzerinden ödeme yapılacaksa ödeyeceğiniz prim tutarı 638,70 x 0,32 = 204,38 YTL’dir. Prim tutarlarını yüksek veya düşük tutardan ödemek isteyen sigortalılar gelir basamaklarını 31/12/2008 tarihine kadar bağlı olduğu SGK’na giderek bildirmeleri gerekmektedir. (Dilekçe örneği, SGK’nda mevcuttur.)

Bağ-Kur kaydınız henüz yaptırmadıysanız hakkınızı kaybetmemek için geç kalmayın.

01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren yeni SSGSS kanunu ile 01/10/2008 tarihinden önce Bağ-Kur sigortalısı olması gerekirken henüz Bağ-Kur kaydını yaptırmayan hak sahiplerinin 01/10/2008 tarihinden itibaren 6 ay içinde kuruma kaydını yaptırmaları gerekmektedir. Bu süre içinde sigorta tescil işlemlerini yaptırmayan hak sahipleri geriye dönük sigortalılık haklarını kaybedecek ve 01/10/2008 tarihinden önceye borçlanamayacaktır.

Kendi şirketinizde sigortalı olamayacaksınız ..
01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren yeni SGK kanununa göre işletme sahipleri ortağı olduğu işletmelerde 4/a kapsamında sigortalı olamayacaklar ve 4/b (bağ-kur) kapsamında sigortalı olmaları gerekmektedir.

İsteğe Bağlı Sigortalılık Tutarları Değişti
İsteğe bağlı sigortalılar da sağlık hizmetlerinden yararlanabilecekler ancak daha önce en az asgari ücretin %25 oranında prim ödenirken 01/10/2008 tarihinden itibaren oran %32 ye çıkmıştır. 2008 yılı sonuna kadar gelir tutarı bildirmek koşulu ile taban tutar olan 638,70 ve 4.151,55 YTl arasında bir gelir basamağı bildirerek bu tutarların % 32 oranında prim ödemeleri gerekmektedir. Örneğin Taban tutar üzerinden prim ödenecek ise ödenecek tutar 638,70 x 0,32 = 204,38 YTL ödemeleri gerekmektedir.

İşyeri ve Çalışanlar ile ilgili yükümlülükleriniz
• İşyeri adres değişikliklerinizi, iş nevi değişiklikleriniz, devir işlemlerini 10 gün içinde SGK’na bildirmeniz gerekmektedir.
• İşçi çıkışlarını 10 gün içinde muhasebecinize veya SGK’na bildirmeniz gerekmektedir. SGK’na ek-5 formu ile e-sigorta aracılığı ile bildirilmelidir

Vergi ile ilgili değişiklikler :

Vergi Borçlarınızı 18 Taksitle ve yıllık %3 faiz oranı ile ödeyebilirsiniz.

Maliye bakanlığının tahsilatı hızlandırma amacı ile yayınlamış olduğu tahsilat genel tebliğine göre, vergi borçlarınızı Yıllık % 3 faiz oranı ve 18 eşit taksitle ödeyebilirsiniz. Taksitlendirme geçici vergi ödemeleri ve bunlara ait damga vergileri dışında kalan tüm vergileri kapsamaktadır. Yazımız ekinde yer alan dilekçe örneğini doldurarak müracaatta bulunabilirsiniz. Son Müracaat tarihi 28 Kasım 2008 dir.

Motorlu taşıtlar verginizi kredi kartı ile gib.gov.tr adresinden ödeyebilirsiniz.

Motorlu taşıtlar vergisi, g.faizleri, g.zamları ve cezaları dahil MTV’leri ile ilgili tüm vergi ve cezalarınızı kredi kartı ile ödeyebilirsiniz.

Unutmayın …
• Satış ve alışlarınızda aynı gün içinde 8 000 YTL ve üzerinde ödeme veya tahsilat yapıyorsanız banka/ptt/çek gibi ödeme araçlarını kullanmanız gerekmektedir.
• Mesken kiralarında 500,00 YTL nin altında kira ödemesi yapıyor veya alıyorsanız banka kanalı ile ödeme zorunluluğu bulunmamaktadır.
• 05/11/2008 tarihindne itibaren her ay düzenli bildirimi yapılacak olan BA ve BS formlarında yer alan bilgilerin doğru beyan edilebilmesi için faturalarınızın her ay eksiksiz olarak muhasebecinize teslim edilmesi gerekmektedir. Hatalı beyan edilen ba-bs formlarını kanuni süresinden sonra düzeltme işlemi yapılması durumunda özeli usulsüzlük cezası kesildiğini unutmayınız.
Yukarıda yer alan açıklamalar dikkate alınarak cezai durumla karşılaşmamak için gerekli özenin gösterilmesini ve yine yukarıda belirtilen sürelerden önce değişiklikleri tarafımıza bildirmenizi rica ederim

2008 YILININ İLK DOKUZ AYINA AİT BA-BS FORMLARI 5/KASIM/2008 TARİHİNE KADAR VERİLECEKTİR.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 148, 149 ve Mükerrer 257 nci maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, 362 ve 381 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile; mal ve hizmet satışlarını ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)" ile bildirmeleri hususunda yükümlülük getirilmiştir.

Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 30 Mayıs 2008 Tarihinde yayımlanan VUK/35 Numaralı Sirküler ile 2008 yılının ilk 9 aylık formları’nın aylık olarak ayrı, ayrı verilme süresi 5 Kasım 2008 tarihine ertelenmiştir.

1)- Uzatma sonrası bildirimlerin dönemi ve 2008 aylık verilme takvimi :

Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflere, 2008 yılı ve müteakip yıllarda düzenleyecekleri Ba ve Bs bildirim formlarını aylık dönemler halinde vermeleri hususunda zorunluluk getirilmiştir. Mükellefler bildirim formlarını aylık dönemler halinde düzenleyerek, takip eden ayın 5 inci gününden itibaren bir sonraki ayın 5 inci günü akşamına kadar vermekle yükümlüdürler

SON UZATMAYA GÖRE 2008 YILINA AİT BA, BS FORMLARININ ELEKTORONİK ORTAMDA GÖNDERME TAKVİMİ

 

<TD style="BORDER-RIGHT: windowtext 1pt solid; PADDING-RIGHT: 5.4pt; BORDER-TOP: #ece9d8; PADDING-LEFT: 5.4pt; PADDING-BOTTOM: 0cm; BORDER-LEFT: #ece9d8; WIDTH: 121.5pt; PADDING-TOP: 0cm; BORDER-BOTTOM: windowtext 1pt solid; BACKGROUND-COLOR: transparent; ms

2008 YILI /AY

İLK GÜN

SON GÜN

2008/Ocak, Şubat, Mart, Nisan,Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül (Formlar, Her ay için ayrı, ayrı düzenlenecek)

BASINDAN YAZILAR

MALİYE
SSK
Çalışma Bakanlığı
Sosyal Sigortalar Kurumu
Sigorta No Sorgulama
Sigortalı Hizmet Dökümü
İsteğe Bağlı Hiz. Dökümü
SSK Emeklilik Hesabı
Nekadar Aylık Alırım?
SSK Evrak Takibi
SSK İşyeri Kontrol No
SSK Gecikme Zammı Hes.
İş-Kur
SSK Dosyaları
SSK İşlem Yönetmeliği
BAĞKUR
Bağ-Kur
Tam Emeklilik Hesabı
Kısmi Emeklilik Hesabı
Bağ-Kur Borç Dökümü
Sigortalı Ödeme Listesi
Sigortalı Hizmet Listesi
Sigortalı Basamak Listesi
Ada Göre Sorgulama
Bağ-Kur Genelgeleri
KURLAR
Bugün Tekil : 15
Dün Tekil : 18
Toplam Ziyaretçi : 10427
 
Web Tasarım: HITAJANS INTERACTIVE
İLETİŞİM
Adres : Tuna Cad. Halk Sok. 18/3 Çankaya/Yenişehir Ankara
Tel : 0 312 435 44 64
Fax : 0 312 435 24 82
Email : info@kamilgoksu.com